KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/5703 E., 2016/22628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçlunun, takip dayanağı senedin alacaklı ile aralarında düzenlenen sözleşme kapsamında teminat senedi olarak verildiğini, senedin ön yüzünde yer alan "sözleşme senedi" ibaresinin de bu iddiayı doğruladığını ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, istemin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip dayanağı senedin, teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da takip dayanağı senede açık atıf yapan İİK'nun 169/a-1. maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatlanması gerekmektedir (HGK'nun 06.03.2013 tarih ve 2012/12-768 E., 2013/312 K. ve 20.06.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararları).
Somut olayda, her ne kadar takip dayanağı 30/09/2014 düzenlenme tarihli ve 260.000 TL bedelli bono üzerinde "sözleşme senedi" ibaresi yer almakta ise de, borçlu tarafından takip dayanağı senede açık atıf yapan İİK'nun 169/a-1. maddesinde yazılı nitelikte bir belge sunulamamıştır.
Bu durumda, borçlu, itirazlarını İİK'nun 169/a-1. maddesine uygun bir belge ile ispat edemediği gibi, alacaklının da takip dayanağı bononun teminat senedi olduğuna yönelik bir kabul beyanı bulunmadığından, mahkemece itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/5703, K. 2016/22628, 31 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama