KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/5814 E., 2016/22567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibi üzerine, borçlular ... ve ...’ın icra mahkemesine başvurularında, borca itiraz ederek takibin iptali talebinde bulundukları, mahkemece, istemin reddine, borçlular aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedildiği görülmektedir.
İİK'nun 168/5. maddesi gereğince, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, borca itirazın yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. Bu süre, hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece re'sen gözetilmelidir.
Somut olayda, borçlu ...’a ödeme emrinin 18.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, yasal 5 günlük itiraz süresinin 23.08.2015 tarihinde sona erdiği halde, borçlunun süresinden sonra 31.08.2015 tarihinde icra mahkemesine müracaatla itirazda bulunduğu, başvurusunda tebligatın usulsüzlüğüne yönelik bir şikayetinin de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece borçlu ...’ın itirazlarının süre aşımı sebebiyle reddi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden, mahkeme kararı borçlu ... yönünden sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak İİK'nun 169/a-6. maddesi; takip muvakkaten durdurulmuş ise, itirazın reddi halinde borçlunun, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükmünü içermektedir. Somut olayda, takip muvakkaten durdurulmadığından, borçluların icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/5814, K. 2016/22567, 31 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama