KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/6251 E., 2016/11924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Şikayetçi ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre şikayetçi ...'in temyiz itirazlarının (REDDİNE);
2-Şikayetçi ...'nun temyiz itirazlarına gelince;
İİK'nun 134. maddesinin 2. fıkrasında; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin" isteyebileceği hususu düzenlendikten sonra, aynı fıkrada ayrıca "...talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda,.... İcra Müdürlüğü'nün 2014/12419 E. sayılı dosyasında alacaklı banka tarafından borçlu ... ve ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapılmıştır. İpoteğe esas kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer alan şikayetçi ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapılamaz. Anılan şikayetçinin takipte borçlu olarak gösterilmiş olması kendisine borçlu sıfatını kazandırmaz. Ayrıca tapu sicilindeki ilgili veya ihaleye pey süren kişi de değildir. Şikayetçinin takibe konu ipoteğe esas kredi sözleşmesinde kefil olması kendisine ihalenin feshini talep hakkı vermez.
Bu durumda şikayetçi ...'nun aktif husumet ehliyeti bulunmadığından bu şikayetçi yönünden işin esasına girilmeden mahkemece istemin reddi gerekirken, işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden, ret kararı sonucu itibari ile doğrudur.
Ancak işin esasına girilmeden istemin reddi halinde anılan şikayetçiye %10 para cezası verilemeyeceğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/6251, K. 2016/11924, 21 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama