KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/7307 E., 2016/10484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına, HUMK'nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2-Şikayetçinin, icra mahkemesine başvurusunda .... İcra Müdürlüğü'nün 2014/408 E. sayılı dosyasında yapılan 24/06/2014 tarihli ihalenin feshini istediği, mahkemece dosya üzerinden verilen şikayetin süre yönünden reddine dair kararın şikayetçi tarafından temyizi üzerine, temyiz talebinin süreden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Posta listesine göre mahkeme kararının 03/07/2015 tarihinde postaya verildiği, posta müdürlüğünün cevabi yazısına göre de, sehven tebligat parçası üzerine tebliğ tarihinin 14/06/2015 olarak yazılmış olduğu, gerçekte 14/07/2015 tarihinde tebliğin yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda 14/07/2015 tebliğ tarihine göre temyiz talebinin süresinde olması nedeniyle, mahkemenin 07.09.2015 tarih ve 2015/45-40 E-K. sayılı temyiz isteminin süreden reddine ilişkin ek kararının oybirliğiyle kaldırılmasına karar verildi.
.... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 16.01.2015 tarih ve 2015/45 E, 2015/40 K. sayılı asıl kararının temyiz incelemesine geçildi:
İİK'nun 134/2. maddesinde; "İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren 20 gün içerisinde duruşma yapar ve taraflar gelmese bile icap eden kararı verir" hükmü yer almaktadır.
Yukarıda anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, ihalenin feshi isteminin duruşmalı olarak incelenmesi ve taraflar gelmeseler bile gerekli kararın verilerek sonuçlandırılması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, taraflara duruşma günü tebliğ edilmeden dosya üzerinde yapılan inceleme ile yargılamanın sonuçlandırıldığı görülmektedir.
Bu durumda, mahkemece, taraflara usulüne uygun duruşma gününü bildiren davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan ve varsa tarafların delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, duruşma açılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/7307, K. 2016/10484, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama