KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/7701 E., 2016/12174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu, icra mahkemesine başvurusunda ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece; istemin esası incelenerek şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.” Aynı maddenin 7. fıkrasına göre ise; “Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.”
Somut olayda, şikayete konu taşınmaza ilişkin ihalenin 30.05.2014 tarihinde gerçekleştirildiği, ihalenin feshine yönelik şikayetin ise; İİK'nun 134/2. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonra 09.06.2014 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. İhalenin feshi istemine ilişkin şikayet dilekçesinde, satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği yönünde bir iddianın bulunmadığı, ayrıca, fesat olgusuna da dayanılmadığı görülmekte olup, bu haliyle İİK'nun 134/7. maddesinde öngörülen sürenin burada uygulanması da mümkün değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece, ihalenin feshi isteminin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/7701, K. 2016/12174, 25 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama