KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/775 E., 2016/15050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kira süresinin sona ermesi sebebiyle tahliye istemiyle takibe başlandığı, borçlunun, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ve tebligat sırasında şehir dışında bulunduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilerek bu adrese TK'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercice söz konusu şerh verilmeden, tebliğ memuru tarafından, TK'nun 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamayacağı açıktır.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre de; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz.
79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.''
Somut olayda, borçlu adına düzenlenen tahliye emri tebliğ zarfı üzerine "mernis adresi" olduğu yazılarak tebliğe çıkarıldığı ve tebliğ memuru tarafından T.K.'nun 21/2. maddesine göre tebliğ işleminin yapıldığı görülmüştür. Tahliye emri tebliğ evrakı üzerinde; tebliği çıkaran mercii tarafından Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği anlaşılmakta olup; bu durumda, tebliğ memurunun, tebliğ işlemini, T.K.'nun 21/2. maddesi uyarınca yapması, yukarıda değinilen yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırıdır. Bu nedenle, sözü edilen tebligatın usulüne uygun olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/775, K. 2016/15050, 27 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama