KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/7782 E., 2016/25714 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından iki adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip dayanağı bonoların alacaklı ile aralarında düzenlenen 10.11.2011 tarihli Biosensör İş Ortaklığı Sözleşmesi ve 19.03.2013 tarihli Ek Sözleşme-2 'nin ilgili maddeleri gereğince teminat olarak verildiklerini ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece, şikayetin kısmen kabulü ile 242.000,00 TL'lik senet yönünden senedin adı biosensör iş ortaklığı sözleşmenin teminatı olduğu gerekçesiyle takibin iptaline,150.000,00 TL'lik senet yönünden ise bir değerlendirme yapılmaksızın şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, alacaklı tarafından imza edilen 19.03.2013 tarihli “Ek sözleşme-2” başlıklı sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmeye istinaden borçluya 150.000,00 TL'lik senedin ciro edilip teslim edileceği ibarelerinin yer aldığı görülmektedir. Takibe konu 19.03.2013 tanzim tarihli, 150.000,00 TL bedelli senedin, taraflar arasında imzalanan 19.03.2013 tarihli sözleşme kapsamında düzenlendiği taraflar arasında çekişmesizdir. Söz konusu sözleşmenin taraflara karşılıklı edimler yüklediği tartışmasız olup, alacağın varlığı ve miktarı ile tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamayı gerektirmektedir.
O halde, mahkemece, karşılıklı edimleri içeren sözleşme gereğince alacaklıya verildiği sabit olan 09.03.2013 tanzim tarihli,150.000,00 TL bedelli senetten doğan alacağın varlığı ve miktarı ile tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiği dikkate alınarak İİK'nun 169/a maddesi uyarınca borca itirazın kabulü ile takibin bu senet yönünden durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
2- Alacaklının temyiz itirazlarına gelince;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun, takip dayanağı 15.09.2011 tanzim tarihli 242.000,00 TL bedelli bononun teminat senedi olarak verildiği iddiası İİK'nun l69. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup, bu iddianın kabulü halinde, aynı Kanunun 169/a-5. maddesi gereğince, takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, başvurunun İİK'nun 170/a maddesi kapsamında şikayet olarak vasıflandırılarak takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın bu yönden düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/7782, K. 2016/25714, 20 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama