KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/7868 E., 2016/26278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun, meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetinde bulunarak haczin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece taşınmazın icra müdürlüğünce 150.000,00 TL'den aşağı satılmamak üzere satış bedelinden 150.000,00 TL'nin borçluya bırakılarak aşan kısmın alacaklıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nun 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir.
Şikayete konu taşınmaz üzerine haczin konulduğu tarih nazara alındığında, o tarih itibariyle uygulanması gereken, İİK'nun 106. maddesi hükmünde; alacaklının, haczolunan mal taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebileceği, 110. maddesinde ise; yasal süresi içinde malın satılması istenmez veya talep geri alınıp da bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haczin kalkacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, şikayete konu taşınmaza 31.5.2013 tarihinde haciz konulduğu, şikayet tarihi olan 25.7.2014 tarihine kadar da satış talebinde bulunulmadığı, şikayet tarihi itibariyle haczin düşmüş olduğu, bu durumda, borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında korunmaya değer bir hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece belirtilen nedenle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile istemin kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/7868, K. 2016/26278, 28 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama