KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/8019 E., 2016/26074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklılar vekili icra mahkemesine başvurarak, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte borçlunun, icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın yersiz olduğundan bahisle kaldırılmasını talep etmiş, mahkeme istemin kabulüne karar vermiştir.
Dosyanın incelenmesinde; lehine ipotek verilen kişinin muris ...olduğu, murisin ölümü ile bir kısım mirasçılar tarafından, ipoteğin Ekim 2013 itibariyle değerinin 1.607.303,16 TL olduğu iddiası ile 482.400 TL yönünden takibe girişildiği, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2000/687-746 E.K. sayılı (...’e ait) veraset ilamında, takip alacaklısı mirasçı ...’in mirası reddettiğinden dolayı mirasçı sıfatının olmadığının, mirasçıların ise ... . olduğunun belirtildiği görülmüştür.
TMK'nun 640. maddesi gereğince, miras ortaklığı devam ederken mirasçıların terekeye ilişkin bir hakla ilgili dava açmaları, takibe girişmeleri, hep birlikte hareket etmelerine bağlıdır. Bir başka deyişle bir kısım mirasçının tereke kapsamında kalan hakka yönelik müstakilen miras payları nispetinde dava açmaları veya icra takibine girişmeler mümkün değildir. Dolayısıyla, miras şirketi alacaklı ise mirasçılar birlikte hareket etmek zorunda olduğundan mirasçılar arasında mecburi takip arkadaşlığı vardır. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re’sen nazara alınır.
O halde mahkemece; tereke kapsamında kalan ipotek alacağına ilişkin takipte tüm mirasçılar alacaklı olarak yer alması gerekirken bu husus gözardı edilmek suretiyle takip yapılmasının mümkün olmadığından bahisle itirazın kaldırılması isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde aksine hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/8019, K. 2016/26074, 26 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama