KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/8034 E., 2016/13381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.” Aynı maddenin 6. fıkrasına göre ise; “Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.”
Somut olayda, ihalenin 27.08.2015 tarihinde yapıldığı, borçlu vekilinin ise İİK'nun 134/2. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonra 17.09.2015 tarihinde icra mahkemesine başvurarak, ihalenin feshini istediği anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddi yerine esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibari ile doğrudur.
Ancak, İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre, işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Bu durumda, şikayetçi borçlunun ihalenin feshi isteminin süre aşımı nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, mahkemece aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/8034, K. 2016/13381, 5 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama