KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/8161 E., 2016/20324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde, şikayetçi üçüncü kişi banka vekili, borçlu ile yapılan rehin sözleşmesinin müvekkil bankadan istenmesinin Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesi kapsamında müşteri sırrı niteliğinde olduğu iddiasıyla icra müdürlüğünce gönderilen müzekkerenin “rehin sözleşmesi suretinin paylaşılması” talebini içeren kısmının iptalini talep etmiş, mahkeme, şikayetin süreden reddine karar vermiştir.
İcra memurunun işleminin yasaya veya olaya uygun bulunmaması nedeniyle icra mahkemesine başvurularak şikayet yolu ile kaldırılmasının istenmesi, İİK'nun 16/1. maddesi gereğince şikayete konu işlemin öğrenildiği günden itibaren kural olarak 7 günlük süreye tâbidir. Bu kuralın iki önemli istisnası vardır:
1- İİK'nun 16/2. maddesi gereğince bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet yoluna başvurulabilir. Bu hükmün amacı, ilgilileri icra memurunun bir hakkı yerine getirmekten kaçınmasına karşı korumaktır.
2- Kamu düzenine aykırı olan işlemlere karşı da süresiz şikayet yoluna gidilebilir. Anılan ilke doktrinde benimsenmiş ve Yargıtay uygulamalarında da kabul edilmiştir.
Somut olayda icra müdürlüğünün, şikayetçi üçüncü kişi bankadan, borçlunun banka lehine verdiği rehnin devam edip etmediğini sorması ve rehin sözleşmesinin bir suretini istemesi, bir hakkın yerine getirilmemesi kapsamında süresiz şikayet konusu olabilir. İcra müdürlüğünün bu istemi borçlunun mevcuduna ilişkin malumat kapsamında olup, Bankacılık Kanunu'nun 73. maddesi şikayetçinin istenen bu bilgiyi vermesine engel değildir.
İİK'nun 367. maddesi uyarınca İcra veya İflas dairelerinin borçlunun mevcuduna dair isteyeceği bütün malumatı hakiki ve hükmi her şahıs derhal vermeye ve talep halinde mevcudu bu dairelere teslime mecburdur.
O halde, mahkemece şikayetçi bankanın isteminin esastan incelenerek reddine karar verilmesi gerekirken, istemin süreden reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/8161, K. 2016/20324, 3 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama