KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/8396 E., 2017/2382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu ...’nun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, senet tanzim etmeye ehliyetli olmadığından bahisle borca ve imzaya itiraz ettiği, ancak borçlunun yargılama devam ederken öldüğü anlaşılmaktadır.
Her ne kadar borçlunun ölümü nedeniyle fiil ehliyeti yönünden şahıs gönderilmek suretiyle inceleme yapılması mümkün değil ise de, 17.01.2014 tarihinde ... 43. Noterliği tarafından, borçlunun, taşınmaz satış vekaleti tanzim etmek için hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden ... Devlet Hastanesine yazı yazılmış olup, Psikiyatri Uzm. Dr. ... tarafından düzenlenen ve borçluda herhangi bir psikiyatrik rahatsızlık saptanmadığını belirten rapor fotokopisine göre, bononun tanzim tarihinde borçlunun fiil ehliyetinin bulunmadığına ilişkin iddia kanıtlanamamıştır.
Öte yandan, İİK.nun 4.maddesi gereğince icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikayetler de itirazların incelenmesi icra mahkemesi hakimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hakim tarafından yapılır.
Somut olayda, borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusu İİK'nun 169 ve 170. maddelerine dayalı borca ve imzaya itiraz niteliğinde olup ,İİK.nun 167.ve sonraki maddelerine dayanan itiraz ve şikayetlerinin incelenmesi icra mahkemesinin görevi dahilindedir.
O halde, mahkemece takip dayanağı bonodaki keşideci imzasının, borçluların murisi ...'na ait olup olmadığının tespiti yönünde, İİK.nun 170.maddesinin göndermesiyle aynı kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler getirtilerek usulüne uygun imza incelemesi yapılmak suretiyle, borca ve fer'ilerine yönelik itirazlarının ise İİK'nun 169/a maddesine göre esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, istemin genel mahkemede yargılamayı zorunlu kıldığı gerekçesiyle hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/8396, K. 2017/2382, 22 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama