KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/85 E., 2016/12564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde; örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine, borçlu vekilinin yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurusunda imzaya itiraz ettiği, mahkemece; davanın kabulü ile takibin durdurulmasına, alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/a maddesi gereğince icra mahkemesi, müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyla, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re'sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.
Buna göre borçlunun İİK.nun 168.maddesinde yazılı yasal 5 günlük sürede borca yada imzaya itiraz etmesi veya zamanaşımı itirazında bulunması durumunda, takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının ve dolayısıyla alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunmadığının tespit edilmesi halinde, diğer itiraz nedenleri incelenmeksizin İİK'nun 170/a maddesi uyarınca re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekir.
Senedin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Kanunun 776/1-a maddesi “Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,” düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda, takibe dayanak yapılan senette “iş bu senedi vadesinde...” ibaresi mevcut olup, “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini içermemektedir. Bu durumda, takibe konu belgenin kambiyo vasfı yoktur. Borçlunun İİK. nun 170/a maddenin son fıkrası anlamında borcu kısmen veya tamamen kabulü de söz konusu olmadığına göre, borçlu hakkındaki takibin İİK'nun 170/a maddesi gereğince re'sen iptaline karar verilmesi gerekirken; borçlunun imzaya itirazının esasının incelenerek, imza itirazının kabulü ile borçlu aleyhine başlatılan takibin durdurulmasına karar verilmesi belirtilen nedenle doğru bulunmamış ise de; inceleme konusu karar, alacaklı tarafından temyiz edildiğinden, aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince, bu husus bozma nedeni yapılamamıştır.
Ancak, mahkemece, öncelikle senedin kambiyo vasfı bulunmaması nedeniyle İİK'nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden ve bu maddede tazminata ve para cezasına ilişkin düzenleme bulunmadığından, alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/85, K. 2016/12564, 28 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama