KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/9064 E., 2017/994 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde şikayetçinin, şufa hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası sonucunda taşınmazın adına tescil edildiğinden bahisle taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
4721 Sayılı TMK'nun 705. maddesine göre; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır."
Hukuk Genel Kurulu'nun 07/04/2004 tarih ve 2004/12-210 E. 2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın, borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olması zorunludur.
Somut olayda alacaklının 18/04/2012 tarihinde borçlu ... aleyhine başlattığı takibin kesinleşmesi üzerine, şikayetçinin taşınmazına 10/05/2012 tarihinde haciz uygulanmıştır. Açılan şufa davası sonucu ise, ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen ve takipten önce 20/10/2011 tarihinde kesinleşen ilâmla, taşınmazın borçlu adına olan tapu kaydı iptal olunarak şikayetçi adına tapuya tesciline karar verilmiş ve bu karar uyarınca 04/07/2012 tarihinde şikayetçi adına tapuda tescil işlemi gerçekleştirilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca; yeni malikin (şikayetçinin) tasarruf işlemlerini yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.
Her ne kadar iptal edilen taşınmaz hissesi, haciz tarihinde, tapuda borçlu adına kayıtlı ise de, takip tarihinden önce kesinleşen mahkeme ilâmına istinaden, 04/07/2012 tarihinde (şikayet tarihinden önce) şikayetçi adına tapuya tescil edildiğinden, konulan haczin kaldırılması gerekmektedir.
O halde, mahkemece şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/9064, K. 2017/994, 25 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama