KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/9322 E., 2016/10848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlu yasal süre içinde icra mahkemesine başvurarak, senet bedelinin ödendiği yönünde itfa itirazında bulunmuş, mahkemece, borçlunun borcu ödediği gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
İİK'nun 169-a/1. maddesi gereğince, borçlu, icra mahkemesinde, borcun olmadığını veya itfa yahut imhal edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ettiği takdirde itirazın kabulüne karar verilir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, sunulan ödeme belgesinin, takip konusu senetten doğan borca ilişkin olarak verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunludur.
Somut olayda, borçlunun itfa itirazına dayanak yaptığı belgelerden 09.09.2013 tarihli .... başlıklı belgede; "....ya satmış olduğumuz traktörün peşinatı olan 30.08.2013 tarihli 3.000 TL'si 09.09.2013 tarihinde .......... bayisi olan ....'de çalışan ..... nakit olarak ödenmiştir'' beyanının, 16.12.2013 tarihli .... başlıklı belgede ise; "....ya satmış olduğumuz .......... marka traktörün peşinatından kalan 4.000 TL'lik 10.10.2013 tarihli senedi 16.12.2013 tarihinde ödemiştir. ....'de çalışan ..... ödendi.
Nakit olarak traktör peşinatında borcu kalmamıştır" beyanının yer aldığı, her iki belgenin de .... tarafından imzalandığı görülmektedir.
Alacaklı şirketin 12.02.2015 tarihli cevabında; ....'ın tahsilat yetkisi olmayan şirket çalışanı olduğunun bildirildiği, bu durumda, borçlu tarafından sunulan belgelerdeki ödemelerin alacaklı şirketin yetkili temsilcisine yapılmayıp, şirketteki bir çalışana yapıldığı, bu haliyle ödeme belgesinin İİK'nun 169a/1. maddesinde belirtilen belgelerden olmadığı gibi, ödemenin yapıldığının alacaklı tarafça da kabul edilmediği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece borca itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/9322, K. 2016/10848, 12 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama