KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/1117 E., 2017/4678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, borçlu ... aleyhine yapılan genel haciz yoluyla takipte takibin kesinleşmesi üzerine, alacaklının talebi ile borçluya ait ... İli, ... İlçesi 528 ada 6 parsel 5 nolu bağımsız bölüm üzerine 09.02.2007 tarihinde haciz konulmuştur.
Takipte taraf olmayan 3. kişi ...'ın icra mahkemesine başvurusunda, takibin usulsüz olduğunu,edinilmiş mallara katılma rejiminin, mal ayrılığı rejimine dönüştürülmesi ile taşınmazın 1/2 hissesinin adına şerh edildiği, 3. kişi sayılmadığından bahisle haczin kaldırılması talebinde bulunmuş olup mahkemece, istemin süresinde olmadığından reddine karar verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E., 2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olması zorunludur. Takipte borçlu sıfatı bulunmayan üçüncü kişinin, mülkiyeti kendisine ait taşınmaza konan haczin kaldırılmasını icra mahkemesinden şikayet yolu ile isteme hakkı vardır. 4721 Sayılı TMK'nun 705/1. maddesi; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." hükmünü içermektedir.
Somut olayda; ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/119 Esas 2012/220 Karar sayılı 12/09/2012 tarihli ilamı ile yasal mal rejiminin mal ayrılığı rejimine dönüştürülerek şikayete konu taşınmazın 1/2 oranında hissedarının ... olduğunun tespiti ile bu hususta tapu kütüğüne şerh düşürülmesine karar verildiği görülmektedir. Mahkeme kararı taşınmazın 1/2 hissesinin şikayetçi adına tesciline ilişkin bir hüküm içermemektedir. Haczin konulduğu 09.02.2007 tarihinde taşınmaz, borçlu adına kayıtlı olduğundan taşınmaz üzerine haciz konulmasında bir usulsüzlük yoktur. Şikayete konu taşınmaz dosyadaki mevcut tapu kayıtlarına göre tam hisse ile borçlu adına kayıtlı olduğundan şikayetçinin taraf sıfatı bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/1117, K. 2017/4678, 28 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama