KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/1242 E., 2017/5530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına, HUMK'nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2-Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda; diğer fesih nedenlerinin yanında, ihalesi yapılan taşınmaz içinde bulunan makinelerin ipotek kapsamında olmadığından satışının yapılamayacağı ileri sürülerek ihalenin feshinin talep edildiği, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
TMK'nun 684. maddesi hükmüne göre; mütemmim cüz (bütünleyici parça) niteliğindeki şeyler, bütünden ayrı haczedilemez. Eklentinin ise, kural olarak taşınmazdan ayrı haczi mümkündür. Başka bir anlatımla, eklentinin taşınmaz yok edilmeden, zarara uğratılmadan veya yapısı değiştirilmeden ondan ayrılması olanaklıdır.
TMK'nun 862. maddesi uyarınca da ipotek, taşınmazı, bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kılar ve taşınmazın haczi, onun bütünleyici parçalarını (TMK m. 684) ve eklentilerini de (TMK m. 686) kapsar. İİK'nun 83/c maddesinin uygulanabilmesi için ise, haczedilen menkullerin eklenti niteliğini taşıması gereklidir.
İİK'nun 83/c maddesi uyarınca, taşınmaz rehninin mevcudiyeti halinde eklenti niteliğindeki menkuller taşınmazdan ayrı olarak haczedilemezler.
Sonuç olarak, makinelerin, ipotek kapsamında olup olmadığının tespiti için ipotek akit tablosunda yazılı olup olmamaları sonuca etkili olmayıp, niteliği itibariyle de makinelerin eklenti vasfında olmaları gerekir.
Somut olayda, mahkemece, menkuller ile ilgili ayrıca keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın, taşınmazın eklentileri ile beraber satılacağı belirtilerek, bu yöndeki fesih nedeninin yerinde görülmediği belirtilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve ilkeler ışığında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, ihalesi yapılan taşınmazda bulunan makinelerin teferruat (eklenti) niteliğinde olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/1242, K. 2017/5530, 6 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama