KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/1591 E., 2018/5495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte şikayetçi icra kefili icra mahkemesine başvurusunda, icra kefaletinin eşinin rızası bulunmaması nedeniyle TBK'nun 584. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu ileri sürerek kefilliğinin iptalini istediği, mahkemece şikayetin kabulü ile davacı borçlu yönünden yapılan takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesinin 1. fıkrasında; “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce yada en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, 31.07.2015 tarihli kefalet işlemi, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, şikayetçinin icra kefili olmadan önce veya icra kefilliği sırasında eşinin rızasının alındığının belirtilmemesi nedeniyle TBK'nun 584. maddesi gereğince geçerli değildir.
Bu durumda, anılan kefalet işlemi İİK.nun 38. maddesi anlamında ilam mahiyetindeki belgelerden olmadığından, mahkemece, icra emrinin iptali ile yetinilmesi gerekirken, şikayetçi borçlu yönünden yapılan takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/1591, K. 2018/5495, 30 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama