KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/1686 E., 2018/7256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak sair şikayetleri ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itirazda bulunduğu, mahkemece, yetki itirazının kabulüne karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de yetki sözleşmelerine ilişkin olup, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir.
Söz konusu düzenleme ile yetki sözleşmesi yapılmasında, tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olması aranmıştır. Diğer bir anlatımla, maddedeki tacirden anlaşılması gereken, işin ticari nitelikte olması değil, tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişiler olmasıdır. Sözleşmenin konusunun ticari iş olması, gerçek kişilere yetki sözleşmesi yapma imkanı vermemektedir.
Somut olayda; ... Damla Sulama San. Ve Tic. A.Ş. lehine Tarım Aletleri ve Odun Kömür Alım Satımı - ... tarafından düzenlenmiş takip dayanağı bonolarda, İstanbul Mahkemelerinin yetkisinin kararlaştırıldığı, alacaklı tarafından yetki sözleşmesine istinaden icra takibine İstanbul İcra Dairesi'nde başlandığı, alacaklının temyiz dilekçesinde borçlu tarafın tacir olduğunu, borçlunun vergi dairesine kayıtlı ticari işletme işlettiğini, bununla ilgili olarak ticaret sicil gazetesi sunmuş olduğunu, yetki anlaşmasının geçerli olduğunu iddia ettiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece; borçlunun tacir olup olmadığının ticaret sicil müdürlüğünden yöntemine uygun şekilde araştırılarak, tacir olduğunun anlaşılması halinde HMK'nun 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesi geçerli olacağından yetki itirazının reddi ile borçlunun diğer itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/1686, K. 2018/7256, 4 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama