KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/2181 E., 2018/5106 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamsız takipte borçlunun itirazı ile takibin durdurulduğu, alacaklının icra mahkemesine başvurusunda; takibin aciz vesikasına dayalı olduğu belirtilerek itirazın kaldırılmasının talep edildiği, mahkemece itirazın kısmen kaldırılmasına ve alacaklının takipten sonra işleyecek faize ilişkin taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İcra takibinin dayanağı olan aciz vesikasının, ... . İcra Müdürlüğü'nün 2001/20094 sayılı icra takip dosyasından İİK'nun 143 ve 251. maddeleri uyarınca 27.09.2002 tarihinde 15.288.502,190 TL borç miktarı için düzenlendiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 143/4. maddesi gereğince borç ödemeden aciz vesikasında yazılı alacak için faiz istenemeyeceği belirtilmiş ise de, alacak muaccel olup takibe konu yapıldıktan sonra, bu alacak için takipten sonra faiz istenmesinde yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır.
Somut olayda, alacaklı taraf takip tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinde bulunduğuna göre, mahkemece faiz alacağına ilişkin itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, bu yöndeki istemin yerinde olmayan gerekçe ile reddi isabetsizdir.
Öte yandan, İİK'nun 68/son fıkrasının ilk cümlesine göre; "İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilir."
Somut olayda mahkemece, esasa ilişkin değerlendirme yapılıp borçlunun iddiasının varit olmaması ve borcun ödendiğinin de ispat edilememesi sebebiyle borçlunun asıl alacak yönünden itirazının kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
O halde İİK'nun 68/son maddesinin ilk cümlesine göre alacaklının tazminat talebinin kabulü gerekirken, bu konudaki istemin yazılı gerekçeyle reddi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/2181, K. 2018/5106, 24 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama