KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/3798 E., 2017/8167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından iki adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte borçlunun, dava dışı lehtara karşı açılan menfi tespit davasında, takibe konu çekler ile ilgili olarak ödeme yapılmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğini, çeklerin ibraz tarihlerinin olmadığını ve sair itirazlarını ileri sürerek, takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince; icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verebilir.
6102 Sayılı TTK'nun 808/1. maddesine göre, çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği ibraz günü de gösterilmek suretiyle çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla tespit edilmelidir. Aksi taktirde, alacaklı müracaat hakkını kaybeder. Bankaya süresinde ibraz edildiğinin, belge üzerine yazılan tarihli şerh ile ispat edilmesi gerekmektedir. Bir başka anlatımla, bilahare bankadan alınan yazıya göre, çekin ibraz edilip edilmediğinin tespiti mümkün değildir.
Somut olayda, takibe konu çeklerin ibraz kaşelerinde, ödeme yasağına ilişkin ihtiyati tedbir karar tarihi dışında bir tarihin, başka bir deyişle ibraz tarihinin bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle, alacaklı TTK'nun 796 ve 808. maddeleri gereğince müracaat hakkını kaybetmiştir. Bu durumda, takip dayanağı söz konusu belgeler kambiyo senedi vasfını taşımadığından adi havale niteliğinde olup, borçlunun borcu kabulü de bulunmadığından, bu belgelere dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamaz.
O halde mahkemece, İİK’nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/3798, K. 2017/8167, 25 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama