KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/5 E., 2018/5463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 7 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun, yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine yaptıkları başvuruda, alacaklı ile aralarında takip dayanağı bonolara ilişkin olarak protokol düzenlendiğini ve protokoldeki şartlar gerçekleşmediğinden alacaklıya herhangi bir borcun bulunmadığını ileri sürerek borca itiraz etmiş, mahkemece, borca itirazın kabulü ile davanın kabulü ile takibin iptaline ve tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 169/a-1. maddesi gereğince; borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlandığı takdirde, mahkemece itiraz kabul edilir. Öte yandan, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, sunulan ödeme belgesinin takip konusu borçla ilgili olarak verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede, takip dayanağına açıkça atıf yapılması zorunludur.
İİK'nun 169/a-3. maddesinde; "Borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse, icra mahkemesi hakimi, 68/a maddesindeki usule göre yapacağı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde borçlunun itirazının kabulüne karar verir ve alacaklıyı, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, alacaklı tarafından icra takibine konu edilen bonolara ilişkin olarak mahkemeye sunulan protokolde açıkça alacaklının evinde 14 adet 2000 TL değerinde 1 adet 3000 tl değerinde toplamda 31.000 TL değerinde senet düzenlendiği, bu senetlerin ise alacaklının kızı ile borçlunun nişanlanmaları halinde gerekli masraflar için ödeme yapılacağı belirtilmiş, ancak alacaklı vekilinin 07/06/2016 tarihli dilekçesi ile protokol altındaki imzanın alacaklının eli ürünü olmadığı ileri sürülmüş ve imza inkar edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, borçlunun dava dilekçesi ekinde sunduğu protokol aslının borçludan temin edilerek İİK'nun 169/a-3. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 68/a maddesindeki usule göre, belge aslı üzerinde, imzanın alacaklı ...'nun eli ürünü olup olmadığının tesbiti yönünden inceleme yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/5, K. 2018/5463, 29 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama