KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/5044 E., 2017/11143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin esastan reddine ve borçlu aleyhine 5.365,00 TL para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, şikayet konusu taşınmazlardan 101 Ada 10 Parsel nolu olanının 16.601,74 TL bedel ile satışa çıkarıldığı ve 30.000,00 TL üzerinden ihale edildiği görülmektedir. Bu taşınmaz muhammen bedelinin üzerinde ihale edilmiş olmakla, zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, bu durumda şikayetçi, İİK'nun 134/8. maddesi kapsamında kendi menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığından, sözkonusu taşınmaz yönünden ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece, anılan taşınmaz yönünden ihalenin feshi talebinin belirtilen gerekçe ile reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
İİK'nun 134/2. maddesinin son cümlesinde işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamayacağı öngörülmüştür. Yukarıda belirtildiği üzere anılan taşınmaz yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle işin esasına girilmeksizin istemin reddi gerektiğinden ve bu durumda para cezasına hükmedilemeyeceğinden, mahkemece para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzelterek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/5044, K. 2017/11143, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama