KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/6185 E., 2017/12516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayet İcra ve İflas Hukukunda düzenlenmiş kendine özgü bir yol olup Medeni Usul Hukuku kapsamında bir dava veya kanun yolu değildir. Şikayette karşı tarafın usul hukuku anlamında, taraf niteliğine sahip olmaması nedeniyle şikayette, tarafların yanlış belirtilmiş veya hiç belirtilmemiş olmasının bir önemi yoktur. Bu eksiklik şikayetin reddini gerektirmez. Şikayetle İcra ve İflas Dairesi işlemlerinin hukuka uygunluğu incelendiğinden, icra mahkemesi şikayet üzerine takip dosyasını getirterek şikayetle ilgili olan kişileri belirlenmeli, bu kişileri duruşmaya çağırıp görüşlerini almalı ve varsa delillerini incelemelidir.(Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı), Ankara s.716).
Somut olayda borçlunun, yapılan ihalenin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemenin, satış ilanının borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle ihalenin feshine karar verdiği ancak ihale alıcısı ...’ye husumetin yöneltilmediği, alıcının yokluğunda istemin karara bağlandığı görülmüştür.
Borçlu tarafından açılan ihalenin feshi şikayetinde ilgililer alacaklı ve ihale alıcısı olup mahkemece, ihale alıcısına duruşma günü tebliğ edilmeden şikayetle ilgili diyecekleri sorulmadan karar verilmesi doğru değildir.
O halde, mahkemece, ihale alıcısının icra dosyasındaki mevcut adresine tebligat çıkartılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/6185, K. 2017/12516, 16 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama