KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/6229 E., 2017/11690 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu ... vekili tarafından, takibin kesinleşmesinden sonra zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle icranın geri bırakılmasının istendiği, mahkemece, istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
6762 sayılı TTK'nun 726. maddesinde, çek için düzenlenen zamanaşımı süresi 6 ay iken 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunun 7. maddesiyle bu süre üç yıla çıkarılmıştır. Yine 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 6273 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 814. maddesine göre de, çeklerde zamanaşımı süresi üç yıldır.
Çekler yönünden zamanaşımı süresinin başladığı tarihte hangi yasa yürürlükte ise, o yasada öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. Buna göre, çek hakkında zamanaşımı süresi ibraz süresinin bitmesi ile başlayacağına göre, çekin ibraz süresinin sona erdiği tarihte geçerli olan zamanaşımı süresinin nazara alınması zorunludur.
Bu nedenle 6762 sayılı TTK'nun 726. maddesini değiştiren 6273 sayılı Kanun'un 7. maddesinin yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde zamanaşımı süresi 6 ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise 3 yıldır.
Takibe dayanak belge, kambiyo senedi niteliğini haiz çektir. Çekin keşide tarihi 22.12.2008 olup, ibraz süresi 03.02.2012 tarihinden önce dolduğundan, altı aylık zamanaşımı süresine tâbi olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada, borçlu ...’a yönelik olarak yapılan icra takip işlemlerinin incelenmesinde, 14.02.2009 - 20.10.2009 tarihleri ile 16.05.2014 - 12.02.2015 tarihleri arasında zamanaşımının gerçekleştiği görülmektedir. O halde mahkemece; anılan yasa hükmü uyarınca, İİK'nun 71/2 ve 33a maddeleri gereğince borçlu ... hakkındaki icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/6229, K. 2017/11690, 2 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama