KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/6502 E., 2018/7887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlular hakkında bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsusu haciz yoluyla icra takibinde borçlular vekili icra mahkemesine başvurarak, borcun kaynağının genel kredi sözleşmesi olduğunu, aynı alacağın tahsili için alacaklı tarafça üç ayrı takip yapıldığından bu takibin mükerrer olduğunu, kredi borcunun taksitlendirildiğini ve muaccel olmayan borçların da istenmiş olduğunu, en az iki taksit ödemesinin de dikkate alınmadığını, faize faiz istendiğini ve %72 faiz oranının fahiş olduğunu ileri sürerek borca kısmi itiraz ettiği ve mükerrer takibin iptaline karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, alacaklı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanları dikkate alınarak dayanak senedin genel kredi sözleşmesi kapsamında alındığının alacaklı tarafça da kabul edildiği ve bu durumda karşılıklı edimleri içeren kredi ilişkisi sebebi ile verilen senetten doğan alacağın varlık ve miktarı ile tahsilinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle borçlu hakkındaki takibin iptaline karar verilmiş, dairemizce borçlular vekilinin dilekçesinde borca kısmi itirazın kabulü ile ödemeler miktarınca takibin iptaline karar verilmesini istediğine göre, borcun varlığını kısmen kabul ettiği ve bu durumda,
alacağın tahsilinin yargılamayı gerektirdiği nedeni ile 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilemeyeceğinden bahisle, borçlunun itfa ve sair itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak diğer itirazlar incelenmiş, itfa ve faize ilişkin itirazlar yerinde görülmeyerek, şikayetin reddine ilişkin hüküm kurulmuştur. Borçlunun faize ve borcun kısmen ödendiğine ilişkin itirazı borca itiraz kapsamında olup İİK 169/a-6 gereğince takibin durduğu da göz önünde bulundurularak itirazın reddi kararı ile birlikte tazminata da hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/6502, K. 2018/7887, 12 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama