KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/718 E., 2018/5151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine, hesap katı ihtarına dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı takipte örnek 6 numaralı icra emri gönderilmesi üzerine borçlunun, ipoteğin kaynağı olan kredi borcu için bankaya 250.000.-TL ödeme yapıldığını, bu ödemeler mahsup edilmeden takip başlatıldığını, hesap kat ihtarına da itiraz edildiğini, bu nedenle alacaklının ilamlı takip yapma hakkı bulunmadığını ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK.nun 150/ı maddesine göre; alacaklı tarafından, hesap özetinin noter marifeti ile borçluya gönderildiğine dair noterden tasdikli bir örneği icra müdürlüğüne ibraz edildiği takdirde, borçluya icra emri tebliğ edilir. Bunun için ipotek akit tablosunun kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmesi şart değildir.
Bu itibarla, aynı maddeye göre krediyi kullanan borçlunun, noter marifetiyle 8 gün içinde hesap özetine itiraz ettiği ispat edildiği takdirde, krediyi kullandıran tarafın İİK.nun 68/b maddesi çerçevesinde alacağını diğer belgelerle kanıtlaması zorunludur.
Mahkemece; Dairemizin bozma ilamına uyularak alınan rapora göre hüküm kurulmuş ise de, bilirkişi raporu denetime elverişli değildir.
Bu durumda, mahkemece, alacak miktarının ve varsa borçlu tarafından yapılan ödemelerin belirlenmesi için, yukarıda belirtilen maddeler uyarınca alacaklı banka nezdindeki İİK'nun 68/b niteliğini taşıyan belge ve kayıtlar üzerinde, Yargıtay denetimine elverişli, bankacılık alanında uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp, alacak miktarı belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/718, K. 2018/5151, 24 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama