KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/8722 E., 2017/16174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Borçlular ... ile ... İnşaat ... Ltd.
Şti. hakkında genel haciz yolu takip başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine müdürlükçe her iki borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı şirket tarafından takip borçluları davalı gösterilerek itirazın iptali davası açıldığı,...
16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/464 E.-2015/799 K. sayılı kararının hüküm bölümünde “davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği”, hüküm kısmının 2 nolu bendine göre; kabul kararının borçlu davalı şirket yönünden hüküm altına alındığı, diğer borçlu ... yönünden ise itirazın iptali ile ilgili olarak kabul kararının olmadığı görülmüştür.HGK'nun 08.10.1997, 1997/12-517 Esas ve 1997/776 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür.
Diğer bir anlatımla hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Sınırlı yetkili icra mahkemesi, ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile genişletme ve değiştirme yetkisine sahip değildir.Yukarıda belirtildiği gibi somut olayda, mahkeme ilamının hüküm kısmında borçlu ... yönünden bir karar verilmediği ve daha önce bu borçlu yönünden takip durmuş olduğundan takibe devam edilemez ve haciz işlemi yapılamaz.
O halde, mahkemece, şikayetin davacı borçlu yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken,... 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/464 E.-2015/799 K. sayılı kararının hüküm bölümünde bu borçlunun isminin açıkça yazılmaması ancak; hüküm bölümünün bu borçluyu da kapsadığı gerekçesiyle istemin reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/8722, K. 2017/16174, 26 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama