KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/970 E., 2018/6842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçluların, icra mahkemesine başvurularında; ipotek bedelini icra dosyasına depo ederek, icra müdürlüğünce alacaklılara ipoteğin kaldırılması için muhtıra tebliğini talep ettikleri, gönderilen muhtıranın tebliğini müteakip ipoteğin fekki talebinde bulundukları, mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda İİK'nun 153. maddesine göre tebligat yapılması, tebligatın sonucuna göre ipoteğin fekkinin talep edilebileceği gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 153. maddesinde; "İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse icra dairesi on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder. Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelip de kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamıyla yatırırsa, icra mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir. Bu karar tapu dairesine tebliğ edilerek ipotekli taşınmazın siciline geçirilir" hükmü yer almaktadır.
Anılan madde uyarınca, ipoteğin fekki için, ipoteğin, tarafların özgür iradeleri sonucu konulmuş olması, ipotek bedelinin fer'ileri ile birlikte icra müdürlüğüne ödenmesi ve alacaklının da parayı almaktan makbul bir sebep ileri sürmeksizin kaçınmış olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle işin niteliği gözetilerek duruşma açılıp ipotek alacaklıları ve borçlular duruşmaya davet edilerek yukarıda belirtilen ilke ve kurallar çerçevesinde İİK’nun 153. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı denetlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/970, K. 2018/6842, 26 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama