KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/10648 E., 2019/13975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Alacaklı tarafından borçu sıfatıyla, adi ortaklık ortakları olan, ...... ile..hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığı, borçlu şirketlerin icra mahkemesine yaptığı başvuruda; diğer itirazlarının yanında adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından aleyhine takip yapılamayacağını ileri sürerek, hakkında başlatılan takibin iptalini talep ettiği, ...
2. İcra Hukuk Mahkemesince; adi ortaklığın tüzel kişiliğinin ve taraf ehliyetinin olmadığı, kamu düzenine ilişkin bu şikayetin süreye de tabi olmadığından istemin kabulü ile adi ortaklık yönünden takibin iptaline karar verildiği, bunun üzerine alacaklı şirket tarafından İstinaf yoluna başvurulduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 01/02/2018 tarih ve 2017/3165 E. - 2018/236 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
Adi ortaklığın aktif ve pasif dava (takip) ehliyeti bulunmadığından, takibin veya davanın bütün ortaklar aleyhinde açılması zorunludur. Taraf ehliyeti kamu düzeninden olup mahkemece kendiliğinden göz önüne alınmalıdır.
Somut olayda, takip talebinde borçlu kısmında adi ortaklık gösterilerek, ortaklığı oluşturan ..... ile....’nin 1 ve 2 nolu borçlu olarak gösterildiği ve ödeme emirlerinin bu şirketlere çıkartıldığı, adi ortaklığın borçlu olarak gösterilmediği ve ödeme emrinin adi ortaklığa tebliğ edilmediği, takip talebi ve ödeme emrinin yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/10648, K. 2019/13975, 2 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama