KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/11482 E., 2019/15884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı banka vekilinin; borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerinde duran takibin devamı amacıyla itirazın kaldırılması ile alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemece, takibe esas alacağın genel kredi sözleşmesine dayalı alacak olup, 10 yıllık zamanaşımı süresine tabii olduğu, "genel kredi sözleşmesine istinaden Karamürsel Noterliği tarafından 25.02.1999 tarihinde ihtarname keşide edildiği" takibin başladığı tarih itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu belirtilerek davanın reddine karar verildiği,
alacaklı banka tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi’nin 12.04.2018 tarihli 2018/764-800 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince takibe konu kredi sözleşmesine istinaden gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren takip tarihi olan 23.06.2014 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de;,dava konusu bankanın alacağı 4389 sayılı Bankalar Kanununa 5020 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Ek 5. madde kapsamında kalmakta olup aynı madde ile Hazine ve Fon alacaklarına uygulanan hükümlerin davacı banka alacağı için de uygulanacağının kabul edildiği,
buna göre 5020 sayılı Kanun'un Ek 3. maddesinde yer alıp 5411 sayılı Kanun’un 141. maddesi ile aynen kabul edilen 20 yıllık zamanaşımı süresi davacı banka alacakları için de geçerli olup 5411 sayılı Yasa’nın 16. maddesi uyarınca geçmişe etkili olarak uygulanacağından, bahsedilen yasaya göre mahkemece herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece yukarıda bahsi geçen kanun hükümleri değerlendirilmek suretiyle taraf delilleri toplanıp hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/11482, K. 2019/15884, 5 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama