KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/12725 E., 2019/16434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek öğrenme tarihinin 12.12.2016 olarak düzeltilmesi isteminde bulunduğu, ilk derece mahkemesince, şikayetin süreden reddine karar verildiği, borçlu tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile öğrenme tarihinin 12.12.2016 olarak düzeltilmesine karar verildiği görülmüştür.
HMK’nın dava dilekçesinin içeriği başlıklı 119. maddesinin 1. fıkrasında dava dilekçesinde davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri, iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği, dayanılan hukuki sebeplerin gösterileceği, aynı Kanunun 319. maddesinde ise iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının dava açılmasıyla başlayacağı belirtilmiştir.
Şikayetçi, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaları şikayet dilekçesinde göstermek zorundadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 25. maddesi hükmüne göre de, hakim, şikayet dilekçesinde bildirilen vakıalarla bağlı olup, ileri sürülmeyen maddi olayları kendiliğinden gözetemez.
Somut olayda, yukarıda içeriği özetlenen şikayet dilekçesi kapsamına göre, şikayetçi borçlu tarafından 103 davet kağıdının tebliğinin usulsüzlüğü açıkça ileri sürülmediği halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun dilekçesinde dayandığı vakıaların dışına çıkılıp 103 davetiyesinin tebliğinin usulsüzlüğü re'sen dikkate alınacak hususlar kapsamında görülmediğinden, 103 davetiyesinin tebliğ tarihi dikkate alınarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/12725, K. 2019/16434, 13 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama