KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/13535 E., 2019/3440 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçinin, ihale konusu taşınmazda aile konutu şerhi bulunduğunu, kendisine kıymet takdir raporu ve satış ilanının tebliğ edilmediğini ileri sürerek, ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince; şikayetçinin, takip dosyasının taraflarından olmadığı, tapu sicilinde aile konutu şerhinin bulunmadığı, ihaleye pey sürmek suretiyle de katılmadığından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine ve şikayetçi aleyhine %10 para cezasına hükmedildiği, şikayetçinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, bölge adliye mahkemesince de istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK’nun 127. maddesine göre; satış ilanının birer sureti, borçluya, alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan alakadarların tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda kayıtlı olmaması halinde, varsa adres kayıt sistemindeki adresleri tebligat adresleri olarak kabul edilir. Bunların dışında ayrıca adres tahkiki yapılmaz, gazetedeki satış ilanı tebligat yerine geçer.
Somut olayda; şikayetçi lehine 01.11.2016 tarihinde aile konutu şerhinin konulduğu, satış karar tarihinin ise 16.06.2017 olduğu, bu durumda şikayetçinin tapu sicilindeki ilgililerden olup ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olduğu halde, icra dosyasından kendisi adına gönderilmiş bir satış ilanı tebligatının bulunmadığı görülmektedir.
O halde; ilk derece mahkemesince şikayetçinin aktif husumet ehliyetinin bulunduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsiz olup, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/13535, K. 2019/3440, 4 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama