KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/13630 E., 2019/17219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, şikayetçi borçlunun, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği iddiası ile icra mahkemesine başvurarak tebliğ tarihinin 05.09.2017 olarak düzeltilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince; şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır.
Tebligat Yönetmeliğinin 21. maddesinde de, tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği,
bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, borçlu şirkete yapılan 23.08.2017 tarihli ödeme emri tebliğine ilişkin tebligat parçasının incelenmesinde, tebligat sırasında iş yeri sahibinin bulunup bulunmadığı sorulmakla birlikte, tebliğin yapıldığı borçlu şirket çalışanının şirket yetkilisinden sonra gelen kişi olup olmadığı araştırılmadan, daimi çalışan/sekreter imzasına tebliğ edildiği, bu hali ile tebliğ işleminin, Tebligat Kanununun 12. ve 13. maddeleri ile Yönetmeliğin 21. maddesine aykırı şekilde, usulsüz olarak yapıldığı görülmektedir.
O halde mahkemece, 7201 Sayılı Kanun'un 32. maddesinde yer alan "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır" düzenlemesi uyarınca tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/13630, K. 2019/17219, 28 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama