KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/13980 E., 2018/10037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu şirket aleyhine çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçlu keşidecinin icra mahkemesine başvurusunda, takibe konu çekin lehtar elinde iken çalındığı, lehtarın çek iptali davası açtığı, çek iptali davasında talepleri üzerine mahkemece bankanın tevdi mahalli tayin edilerek çek miktarının vadesinde bankaca bloke altına alınmasına karar verildiği, çek bedelinin vade tarihinde bankaca bloke altına alındığı bu nedenle borcun vadesinde ödendiğinden bahisle takibin iptalini talep ettiği, mahkemece ödeme emri ve takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 169/a-1 maddesi gereğince; borcun olmadığı veya itfa veya imhal edildiği resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlandığı takdirde mahkemece itiraz kabul edilir.
Takip dayanağı çekin vade tarihinde bankaca bloke altına alınması, tek başına itfa anlamına gelmez. Geçerli bir itfadan bahsedilebilmesi için, çekin karşılığının ödenmesi gerekir.
Somut olayda, her ne kadar itiraz eden borçlu keşideci tarafından takibe konu çekin lehtarın elinde çalınması nedeniyle lehtarın çekin iptali davası açtığı ve bu davada kendilerinin başvurusu üzerine mahkemece muhatap bankanın tevdi mahalli tayin edilerek çek karşılığının bankaca bloke edildiği görülmüş ise de, gerek bahsi geçen mahkeme kararında ve gerekse takibe konu çekin arkasında bulunan şerhte çekin karşılığının bankada bulunduğu, ibraz anında alacaklıya ödenmediği dolayısıyla alacaklının takip yapmakta haklı olduğu anlaşılmaktadır.
O halde; İcra mahkemesince iddia ve savunmaların icra takip hukuku açısından değerlendirilerek, geçerli bir ödeme olmadığından borca itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle genel yargılama yapar gibi sonuca gidilmek suretiyle ve yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/13980, K. 2018/10037, 17 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama