KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/14522 E., 2019/11568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu ...’nun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, senet tanzim etmeye ehliyetli olmadığından bahisle borca ve imzaya itiraz ettiği, ancak borçlunun yargılama devam ederken öldüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece, uyuşmazlığın genel mahkemede yargılamayı gerektirtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Borçluların temyiz talebi üzerine dairemizce 22/2/2017 tarih,2016/8396 esas,2017/2382 K.sayılı ilamı ile;mahkemece takip dayanağı bonodaki keşideci imzasının, borçluların murisi ...'na ait olup olmadığının tespiti yönünde, imza incelemesi yapılmak suretiyle, yine borca ve fer'ilerine yönelik itirazlarının ise İİK'nun 169/a maddesine göre esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak borçluların yetkiye, borca ve imzaya itirazlarının reddine, takip durdurulduğu gerekçesi ile İ.İ.K. 169/A-6 maddesi uyarınca asıl alacağın %20 sinden aşağı olmayan 760.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İİK'nun 170/b maddesi delaletiyle uygulanması gereken aynı Kanun'un 67/3. maddesinde; "İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötüniyetin sübutuna bağlıdır" hükmü yer almaktadır.
Öte yandan İİK'nun 170/3. maddesinin 4 üncü cümlesine göre de; "İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu ... inkar tazminatına ve ... para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir."
Somut olayda; borçlu murisin imza itirazında bulunduğu, yargılama sırasında borçlunun ölmesi üzerine, muris mirasçıları tarafından, daha önce açılan imza itirazına devam edilmiş ise de, mirasçıların, murisleri tarafından yapılan imza itirazını kötüniyetle sürdürdükleri kanıtlanamamıştır.
O halde, mahkemece, İİK'nun 170/b maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 67/3. maddesi dikkate alınmadan mirasçı borçlular aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/14522, K. 2019/11568, 1 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama