KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/1480 E., 2018/2454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- BORÇLULAR: ...,...
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Borçluların temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK.nun 366. ve HUMK.nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA),
2- Alacaklının temyiz itirazlarına gelince;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı ... tarafından borçlular düzenleyen ... ve aval veren ... hakkında 13 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlular vekilinin icra mahkemesine başvurusunda sair itirazlarının yanı sıra, imzaya itiraz ederek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/4. maddesinde, icra mahkemesince imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulacağı ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edileceği düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; icra takibi, bonoların lehtarı olan Bedia Küçük tarafından ciro yolu ile kendisine geçen ciranta ve yetkili hamil ... tarafından yapılmaktadır. Bu durumda, hamil ile itirazda bulunan borçlular arasında doğrudan ilişki bulunmadığından, bir başka deyişle yüz yüzelik olmadığından adı geçen hamil takibe dayanak bonolardaki imzaların borçlulara ait olup olmadığını bilebilecek durumda değildir.
Ayrıca borçlu tarafından, alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu kanıtlanamadığına göre, mahkemece, alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsizdir.
Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/1480, K. 2018/2454, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama