KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/1755 E., 2018/2819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu icra mahkemesine başvurarak takibe dayanak senetteki imzaya, borca itiraz ederek takibin iptalini istemiş, mahkemece takibe konu bono üzerinde bulunan imzanın borçluya ait olduğunu belirten bilirkişi raporu esas alınarak itirazın reddine karar verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776/1-f maddesi uyarınca; senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir.
Aynı Kanun'un 777/4. maddesinde ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir.
Öte yandan, keşide yeri unsuru bulunmayan dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK'nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulu taşımayan bu belgeye dayanarak borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılması da mümkün değildir.
Somut olayda, takibe dayanak senedin düzenleme yeri içermediği sadece ' camiikebir mah.' şeklinde bir ibare içerdiği, düzenleyenin adının yanında herhangi bir idari birimin de yer almadığı görülmektedir. Bu durumda, sözü edilen senet kambiyo senedi vasfında değildir. O halde, mahkemece, İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince, bononun kambiyo senedi vasfı taşımadığı hususu re'sen nazara alınmak suretiyle takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/1755, K. 2018/2819, 20 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama