KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/2115 E., 2019/10430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2019
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
...... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesindeki arsa bedelinin sahiplerine ödenmediğini, bunun karşılığında yüklenicinin 12 adet bağımsız bölümlü binayı yapıp teslim etmeyi üstlendiğini, sözleşmede kararlaştırılan bedelin ileride ihtilaf konusu olmaması için senet düzenlendiğini, senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği,....... ve 2016/1090 E.-2017/500 K. sayılı kararı ile şikayetin reddine karar verildiği,
davacı vekilince ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu,....... tarih ve 2017/2078 E.-2017/2157 K. sayılı kararı ile davacı borçlunun istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile takibin İİK’nun 170/a maddesi gereğince iptaline şeklinde karar verildiği, karara karşı alacaklı vekilinin temyiz isteminde bulunduğu görülmüştür.
1-Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin oy birliğiyle reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi. 2-Taraflar arasında imzalanan sözleşmede, takibe konu bonoya açık atıfta bulunulmadığı gibi, bono üzerinde teminat için verildiğine dair açıklama da olmadığından, dolayısıyla senedin teminat senedi olduğu kanıtlanamadığından, bölge adliye mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/2115, K. 2019/10430, 17 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama