KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/228 E., 2018/10534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, takibe konu senetin aralarında imzaladıkları faktoring sözleşmesinin güvencesi olmak üzere boş olarak imzalandığını, senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği, temyiz üzerine Dairemizce "senedin, teminat senedi olduğu iddiası İİK'nin 169/a maddesi kapsamında borca itirazdır.
Aynı kanunun 169/a-5. maddesi uyarınca iitrazın kabulu halinde takibin durmasına karar verilir. Somut olayda takibe konu senedin teminat amacıyla verildiği kanıtlanamamış ise de, alacaklı vekilinin 16.06.2015 tarihli cevap dilekçesinde. "Borçlunun vermiş bulunduğu teminat senedinin takibe konulmasında herhangi bir engel söz konusu değildir.
Söz konusu teminat senedi yapılan görüşmeler neticesi ödenmeyince kanuni takibe alınmıştır" şeklindeki beyanı ile senedin teminat senedi olduğuna dair kabulünün bulunduğu görülmektedir. O halde mahkemece borçluların borca itrazlarının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir" gerekçesiyle kararın bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlunun bu haliyle icra mahkemesine başvurusu, İİK'nun 169. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup, bu itirazın kabulü halinde aynı Kanunun 169/a-5. maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, başvurunun İİK'nin 170/a maddesi kapsamında şikayet olarak vasıflandırılarak takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/228, K. 2018/10534, 24 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama