KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/4134 E., 2018/9484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinin tapu iptali ve tescil talebinin reddi ile davacının 65.000,00 TL'lik senet bedelinin tahsiline ilişkin talebinin kabulüne dair ilamın 65.000,00 TL’lik para alacağına ilişkin bölümünün tahsili amacıyla başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda; takibe dayanak ilam kesinleşmeden icra takibine konulamayacağı iddiasıyla takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, dayanak ilamın para alacağına ilişkin kısım yönünden takibe konulduğu, dayanak ilam ve eklentilerinin kesinleşmeden takibe konulacak ilamlardan olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
HUMK'nun 443/4. maddesi (HMK'nun 367/2. maddesi) gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin aynı haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. İlam bir bütün olup, ilamda yer alan eklentiler de aynı kurala tâbidir. İlamda yer alan tüm alacak kalemlerinin ilamın kesinleştiği tarihte muaccel hale geleceği belirgin olmakla, ilam kesinleşmeden, eklentilerin ayrıca takibe konu edilmeleri de söz konusu olamayacaktır. Bu kalemlerin kesinleşmesi ve infazı, ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Dolayısıyla, ilamın esasına ilişkin hüküm kesinleşmeden,ilamın para alacağına ilişkin hüküm bölümü de infaz ve icra takibine konu edilemez (HGK'nun 5.10.2005 T., 2005/12-534 E.-2005/554 K.).
O halde; mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/4134, K. 2018/9484, 9 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama