KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/4533 E., 2018/10258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Alacaklının temyiz isteminin incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İcranın geri bırakılması” başlıklı 33/1. maddesinde; “İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imha iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır” hükmüne yer verilmiştir.
İlamlı icrada borçlu ilam aleyhine olan yani ilama göre borçlu olan kişidir. Bir ilamın ilamlı takibe konu edilebilmesi için açık, net, likit, eda hükmü içermesi gerekir. İlama konu hükümde borçlunun kim olduğu, takipte muhatabın kim olduğu konusunda hiçbir kuşku olmamalıdır. İlam hükmünün kime yada kimlere yönelik olduğu konusunda duraksamamak gerekir.
Borçlu yalnızca, İİK'nun 33. maddesi hükmü gereğince, borcu ... olması, alacaklıdan mehil almış olması veya ilamın zamanaşımına uğramış olması halinde İcra Mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
Somut olayda, şikayetçi takibe dayanak ilamda davalı olarak yer almadığını, ihbar olunan konumunda olduğunu ve aleyhine hüküm kurulmadığını iddia ederek, takibin iptalini talep etmektedir.
Şikayetçinin talebi görüldüğü gibi İİK'nun 33. maddesi hükmü kapsamında bir itiraz değildir. Talep İİK'nun 41. maddesi yollamasıyla İİK.nun 16. maddesine dayalı şikayet olarak değerlendirilebilir.
Yerel mahkeme kararında da yerinde olarak değerlendirildiği gibi,takibe dayanak ilamda şikayetçinin ihbar olunan olarak yer alması,leh ve aleyhine hüküm kurulmaması nedeniyle şikayetçi aleyhine ilamlı takip yoluna başvurulması usul ve yasaya uygun değildir.
O halde mahkemece şikayetçi yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, İİK.nun 33/1. maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/4533, K. 2018/10258, 22 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama