KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/5125 E., 2019/819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2019
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
.......
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından dava dışı borçlu ....... aleyhine başlatılan ilamlı takipte, şikayetçi olan.........nin, anılan takipte aleyhine uygulanan icra işlemlerinin tedbiren durdurulması ve yine aleyhine verilen 26.06.2015 ile 07.08.2015 tarihli memurluk işlemlerinin iptalini talep ettiği, mahkemece, şikayetin aktif husumet yönünden reddine hükmolunduğu görülmektedir.
İİK'nun 38.maddesi uyarınca ilam hükmünde olan icra kefalet işleminin, ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri tebliğ edilebilmesi için icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir.
Ancak, usulüne uygun icra kefaleti olsa da ve hakkında takip yapılan asıl borçlu yönünden takip kesinleşse de, icra kefiline icra emri çıkarılarak tebliğ edilmedikçe, kefil hakkındaki takibin devamı mümkün değildir.
Somut olayda; alacaklının 10.04.2014 tarihli talebi gereği dava dışı borçlu şirket aleyhine yapılan 11.04.2014 tarihli fiili haciz esnasında, şikayetçi .......yetkilisi ........., yetkilisi olduğu şikayetçi şirket adına, takip konusu borcu kabul ettiğinin ve taahhütte bulunduğunun tutanağa bağlandığı ve şikayetçi olan şirket aleyhine 08.05.2014 tarihinde anılan icra kefaleti gereği örnek 4-5 icra emrinin 14.05.2014 tarihinde tebliğ edildiği, her ne kadar şikayetçi tarafından anılan icra kefalet işleminin ve icra emrinin iptali için icra mahkemesine başvurulduysa da,........
09.06.2014 tarih, 2014/677 Esas ve 2014/599 Karar sayılı ilamı ile anılan talebin reddolunduğu ve yine dosya kapsamına göre kararın temyiz aşamasında bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile şikayetçi olan şirketin anılan takipte kefil olarak borçlu sıfatı bulunmaktadır.
O halde, icra müdürlüğünce, takip dosyasında icra kefili (borçlu) sıfatı olan şikayetçi şirketin mallarına talep gereği ve alacağın tahsili amacıyla haciz konabileceği, dolayısı ile anılan memurluk işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddolunduğundan sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
......
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/5125, K. 2019/819, 23 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama