KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/5604 E., 2019/2342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2019
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
......
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekili şikayetinde; icra emrinde talep edilen alacağın ....... sayılı dosyasının 17/11/2015 tarihli duruşmasında verilen tedbir nafakası ara kararına ilişkin olduğunu, ancak bu ara kararının ilamlı icra takibine konu edilmesinin mümkün olmadığını ayrıca takip konusu alacağın bir kısmını takip tarihinden önce ödediğini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece ara karara dayalı ilamlı icra takibi başlatılabileceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, karara karşı borçlunun temyiz isteminde bulunduğu görülmüştür.
İİK'nun 38. maddesinde, ilam mahiyetini haiz belgeler “Mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borç ikrarına havi resen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler” olarak sayılmış olup bu düzenlemede mahkeme ara kararlarının ve kısa kararlarının ilam niteliğinde olduğu belirtilmemiştir. Ayrıca ara kararları İİK'nun 68. maddesindeki belgelerden olduğundan ve kararın bütününü ihtiva ettiğinden genel haciz yolu ile takibe konulması mümkün ise de, davanın sonunda verilen ve tefhim edilen kısa karar gerekçeli kararla bütünlük arz edeceğinden müstakilen ilamsız takip yolu ile veya ilamların icrası yolu ile müstakilen infaz edilemez.
Bu durumda Mahkemece takip tarihindeki durum ve dayanak belge nazara alınarak, ara karara dayalı olarak ilamların icrası yolu ile takip başlatılmayacağı ve icra emri gönderilemeyeceği yönündeki borçlu şikayetinin kabulü ile, icra emrinin iptaline karar verilmesi yerine, yazılı gerekçeyle reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
.......
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/5604, K. 2019/2342, 18 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama