KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/5686 E., 2019/3195 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2019
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
...... Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı takipte, borçlunun, alacaklının daha önce hakkında başlattığı ..... sayılı takip dosyasına nafaka borçlarının tamamını ödediğini ve......... 24.12.2013 tarih ve 2013/291 E. - 2013/1052 K. sayılı ilamı ile alacaklının yoksulluk nafakasının kaldırıldığını, ............
Mahkemesinin 01.07.2013 tarih ve 2013/85 E. - 2013/661 K. sayılı ilamı ile de müşterek çocuk ............... velayetinin kendisine verildiğini ve bu çocuk yönünden nafaka borcunun olmadığını, ayrıca diğer müşterek çocuk.........’in reşit olması nedeni ile bu çocuk yönünden de nafaka borcunun bulunmadığını ileri sürerek şikayete konu ..............Müdürlüğünün 2015/3104 E. sayılı dosyasına konu takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 900 TL’lik kısmı yönünden icranın geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda; mahkemece, hükme esas alınan 20.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda asıl alacaktan 900 TL fazla talebin bulunduğu ve dava konusu olmayan.................. sayılı dosyasında talep edilen 10.000 TL maddi – 5.000 TL manevi tazminatın ve faizlerinin iptali gerektiği, 27.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise, müşterek çocuk .................... için 2.600 TL’nin, alacaklı yönünden 2.400 TL’nin talep edilebileceği ve dava konusu takip dosyasında 9.950 TL’nin mükerrer talep edildiği, bakiye nafaka alacaklarının faizinin 1.585,14 TL fazla talep edildiğinin tespit olunduğu,
her iki bilirkişi raporunda da şikayetçi borçlunun ileri sürdüğü hususların tam ve ayrıntılı olarak değerlendirilmediği anlaşılmış olup, bu hali ile dosyada bulunan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde, mahkemece, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp, Yargıtay denetimine elverişli, oluşa uygun ve gerekçeli bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
.......
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/5686, K. 2019/3195, 27 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama