KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/6330 E., 2019/4569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nun 40/1. maddesi gereğince; "bir ilamın nakzı icra muamelelerini olduğu yerde durdurur." Aynı maddenin 2. fıkrasında ise; "bir ilam hükmü icra edildikten sonra nakzedilip de aleyhinde icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kat’i bir ilamla tahakkuk ederse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur." Bu nedenle borçlunun icranın iadesini isteyebilmesi için (İİK'nun 40/2. maddesi gereğince) bozmadan sonra verilecek kararın kesinleşmesi zorunludur. Dayanak ilam bozulduğunda takip olduğu yerde duracak olup, takibin iptali mümkün değildir.
Somut olayda, aynı takibe ilişkin borçlu ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/649 Esas-543 Karar sayılı ilamında, icra müdürlüğünün bozma kararı nedeniyle takibin durdurulmasına ilişkin kararı üzerine takibin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurmuştur. Mahkemece İİK’nun 40. maddesi gereğince,bozma ile takibin olduğu yerde duracağından takibin iptali talebinin reddine karar verilmiştir. Alacaklı vekilinin takibin devamı yönünde talebi üzerine icra müdürlüğünce 11/12/2015 tarihinde ilam yanlış yorumlanarak takibin devamına karar verilmiş, bunun üzerine borçlunun icra mahkemesine başvurarak memur işleminin iptali ile takibin durdurulmasını talep etmiştir.
O halde, mahkemece, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/649 E. - 543 K. sayılı kararına aykırı olan 11.12.2015 tarihli memur işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/6330, K. 2019/4569, 18 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama