KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/677 E., 2019/8974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun, ödeme emrine ilişkin tebligatın usulsüz yapıldığını, tebliğden 12.12.2016 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesi için şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince, şikayetin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin 12.12.2016 olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın alacaklıca istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 07.11.2017 tarih ve 2017/1688 E.-2017/1697 K. sayılı kararı ile başvurunun esastan reddedildiği, kararın alacaklıca temyiz edildiği görülmektedir.
Somut olayda, borçlunun, şikayet dilekçesinde tebligatın yapıldığı tarihte eşi ile ayrı yaşadığından usulsüz yapılan tebligattan eşi tarafından haberdar edilmediğini ileri sürdüğü, mahkemece bu yönde zabıta araştırması yapılmakla beraber borçlunun arkadaşı ve bir çalışanının tanık olarak dinlendiği ve bunlara dayalı olarak sonuca gidildiği görülmüştür.
Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlğü’nce yapılan araştırma sonucu düzenlenen 06.3.2017 tarihli tutanağın incelenmesinde; borçlunun, şikayete konu tebligatın yapıldığı adrese zaman zaman geldiği, ancak tekrardan ayrıldığı, uzun zaman gelmediğinin tespit edildiğinin belirtildiği, mahkemece dinlenen tanık beyanlarında da, borçlu ile eşi arasında sıkıntılar olduğunun ve bir süre ayrı yaşadıklarının, daha sonradan barıştıklarının ifade edildiği, ancak dosya kapsamında borçlu ve eşi arasında mahkemece verilmiş bir ayrılık kararının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, ilk derece mahkemesince, borçlunun tebliğ tarihi olan 23.11.2016 tarihi itibariyle eşi ile ayrı yaşadığı hususunda mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı bulunmadığı ve tebliğ işleminin şeklen Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine uygun olduğu nazara alınarak, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi gerekirken, zabıta araştırması ve tanık beyanları ile sonuca gidilerek şikayetin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/677, K. 2019/8974, 23 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama