KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/9313 E., 2018/8964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu mirasçısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu icra mahkemesine başvurusunda; sair şikayetleri ile birlikte kıymet takdiri raporu ve satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğini, kıymet takdir raporunun eksik olması nedeniyle gerçek değerinden daha düşük bir bedel takdir edildiğini ileri sürerek 17.3.2015 tarihli taşınmaz ihalesinin feshini istediği, mahkemece tebligatların usulüne uygun olduğu, satış bedeli muhammen bedelin üzerinde olduğundan zarar unsurunun gerçekleşmediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği,
kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 2016/6844 Esas, 2016/12328 Karar sayılı 26.04.2016 Tarihli ilamı ile "mahkemece borçlu tarafından fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek, taşınmazın tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise zarar unsuru oluşmayacağından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi" gerektiği belirtilerek ilamın bozulduğu,
mahkemece bozma ilamına uyulduğu ve taşınmaza ilişkin kıymet takdiri yapılarak taşınmazın muhammen bedelinin ihale bedelinin altında olduğu gerekçeşi ile şikayetin reddi ile birlikte borçlunun mirasçıları aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, bozma sonrası mahkemece yapılan keşif sonucu taşınmazın 24.06.2014 tarihi itibariyle muhammen bedelinin 246.280.00 TL olarak belirlendiği ve taşınmazın 256.500.00 TL'ye satıldığı ve dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda zarar unsuru gerçekleşmediğinden borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece istemin zarar unsurunun bulunmaması nedeniyle reddi gerekirken, işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca, işin esasına bu nedenle girilmemiş olunacağından borçlu mirasçıları aleyhine para cezasına hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/9313, K. 2018/8964, 1 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama