KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/9624 E., 2019/1716 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
.......
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 25/09/2017 tarih, 2016/19993 Esas – 2017/11365 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlunun süresi içinde imza itirazında bulunduğu mahkemece itirazın kabul edilerek borçlu yönünden takibin durdurulduğu, alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedildiği görülmektedir.
6102 sayılı TTK.nun 788/1. maddesi uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Çekin emre yazılı veya belirli bir kişi lehine düzenlenmesi halinde, ilk cironun lehtara ait olması gerekir. Lehtarın cirosundan sonra senedi devralan cirantalar yetkili hamil olurlar.
TTK'nun 790. maddesinde de; " Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir ciroyu diğer bir ciro izlerse bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi getirilmiştir.
Somut olayda, takip dayanağı çekin incelenmesinde, çekin .....tarafından keşide edildiği, lehtar ...çek arkasındaki cirosundan sonra, ..........'nin cirosunun üzerine “iptal” kaşesi vurulduğu ve banka tarafından ibraz işlemlerin yapıldığı görülmüş olup, bu durumda takip alacaklısı ......nin yetkili hamil olmadığı anlaşılmaktadır.
Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere İİK.nun 170/a-2.maddesi gereğince bu husus icra mahkemesince re’sen nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesi yerine, işin esası incelenerek takip dayanağı bonodaki imzanın borçluya ait olmadığı gerekçesiyle takibin durdurulması isabetsiz ise de, temyiz edenin sıfatına aleyhe bozma yasağı nedeni ile bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak iptal kararının yasal dayanağının İİK.nun 170/a maddesi olması gerektiğinden ve bu maddede tazminat öngörülmediğinden borçlu yararına tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından Dairemizce, kararın düzeltilerek onanması gerekirken, doğrudan onandığı anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
......
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/9624, K. 2019/1716, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama