KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/10254 E., 2019/13238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 13/05/2019 tarihli ve 2019/4629 Esas - 2019/7880 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair karar düzeltme talepleri yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bir adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; diğer itiraz ve şikayetleri yanında, senet keşidecisi olarak ismi yer alan şirket çift imza ile temsil edildiği halde senet üzerinde tek imzanın bulunduğunu, kendi adının senet üzerinde yazılı olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği; mahkemece, çekte borçlu sıfatı bulunmayan davacıya karşı takip yapılamayacağı gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği, alacaklının temyizi üzerine mahkeme kararının Dairemizin 30.11.2017 tarih ve 2016/22966 E.-2017/1858 K. sayılı ilamı ile;
yetkisiz temsilci sıfatıyla hareket eden borçlu, çekten dolayı keşideci sıfatıyla sorumlu olacağından, hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, borçlunun itirazının reddi gerektiğinden bahisle bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak itirazın reddine ve borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedildiği görülmektedir.
İİK’nun 169/a-6 maddesi gereğince; itirazın reddi halinde borçlunun, takip muvakkaten durdurulmuş ise ve diğer tarafın isteği üzerine, takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği öngörülmüştür.
Somut olayda; mahkemece davanın reddi ile birlikte borçlu takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmiş ise de, alacaklının yargılama süresince bu yönde bir talebi olmadığı gibi, mahkemece tensiple teminat yatırılması halinde takibin durdurulmasına karar verildiği ancak icra dosyasında teminatın yatırıldığına dair bir belge olmayıp takibin durdurulmadığı anlaşılmıştır.
O halde borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmayıp anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmaması nedeniyle, Dairemizce kararın düzeltilerek onanması gerekirken, doğrudan onandığı anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/10254, K. 2019/13238, 23 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama